top
logo

Hava Durumu

ANKARA

Gözünü Çıkarıp Kör Etme PDF Yazdır e-Posta
Administrator tarafından yazıldı.   
Pazar, 18 Nisan 2010 10:13

GÖZÜNÜ ÇIKARIP KÖR ETMEK               

Ne demek istediğimi merak etmediniz mi? Öyleyse hep birlikte paylaşalım. Yapacağımız ilk iş kendimizi tanımakla başlayalım. Kendini tanımak ne demek? Kendini tanımak kendi varlığının farkına varmak demektir. Ne olduğunu bilmek ve ne için yaşadığını bilmek demektir. Bu farkındalık kişiye huzur ve mutluluk getirir.                       

Şimdi düşünelim kim gözlerini bir arabaya değişir? Kim işitme duyusu milyarlara değişir? Kim vücudunun diğer azalarını şu veya bu fiyata değişir? Hani bizim servetimiz yoktu. Hani fakirdik. Hani Hiçbir şeyimiz yoktu. Hesaplamaya kalkarsak çok yüklü miktarda sermayemizin olduğunun farkına varırız. Saçımız milyar, gözümüz milyar, kulağımız milyar, midemiz milyar, böbrek milyar, parmak milyar, damar, kemik, dil, milyar, milyar, milyar, bu böyle devam eder gider. Sadece bunlar mı? Bir 'Düşünün' diyorum. Ya düşünemezsek halimiz nasıl olurdu? Kaldığımız yerin adresini bulabiliyorsak bu bizim için çok önemlidir. Bu günde aklımız yerindeyse Allah(c.c.)' a şükretmeliyiz. Bunun gibi örnekleri çoğaltabiliriz. Saymakla da bitiremeyiz.  Çünkü Allah (c.c.)   buyuruyor ki; (Size verdiğimiz nimetleri saymakla bitiremezsiniz.)            Bunlardan en önemlisi de elindekiyle yetinmek ve kısmetine razı olmaktır. Şöyle bir örnekle açıklayalım. Çok zengin bir adam sizi kule gibi yüksek bir yere çıkarırsa, her basamağında size bir hediye verse, her basamağında ikramları olsa en yukarıya çıkardığı zaman da en büyük hediyeyi size verse; bu kişi bu kadar nimet ve ikramlara kavuştuğu için sevinmeli ve haline razı olması gerekirken bunu yapmayıp başka daha uzun kulelere bakıp ne için benim kulem öteki kuleler gibi yüksek değil, niçin daha yüksek kulelere çıkmadım diye şikâyet etme hakkı yoktur. Belki kavuştuğu her nimet için ve hediye için teşekkür etmeli. Çünkü teşekkür etmek mutluluktur. O güzel duyguları ruh âleminde yaşamaktır. Kısmetine razı olmaktır.  Elde olanla sevinmektir.  Mutlu olmasını bilmektir. Şimdi böyle bir insan hep yukarılara bakıp ‘Neden onlar gibi değilim, neden onlar kadar servetim yok, neden bu böyle şu şöyle?’ diye bir sürü nedenlerle kendini hiç yere rahatsız etse elbette mutlu olamaz.            

Hâlbuki nimet ve servet cihetiyle insan kendinden daha aşağıya bakmalı; eğer bir gözü yoksa iki gözü olmayan âmâlara bakmalı. Bir ayağı yoksa yürüyemeyecek durumda olanlara bakmalı. Bir eli kırıksa iki kolu kesik olanlara bakmalı ona göre şükretmeli ve kısmetine razı olmalı. Çünkü kısmete razı olmak insanı kederden kurtarır. Adamın biri; ‘Ayakkabım yok diye üzülüyordum fakat ayakları olmayan birini görünce bütün üzüntüm gitti’ demiş. Hani beterin beteri var diye bir söz var. Onun için bizler elimizdekilere kanaat etmeliyiz.                       

Çamaşır makinesi ne için imal edilmiş olduğunu bilmek onu doğru bir şekilde kullanmak demektir. Çamaşır makinesini buzdolabı olarak kullanamayız. Kullanırsak yanlış yapar onu makinelikten çıkarmış oluruz. Benzinle çalışan bir arabanın deposuna mazot doldurmak o arabaya en büyük hıyanettir. O araba yerinde durur yürümez. İşte insan da yeryüzünün en mükemmel makinesidir. Onu tanımak ve ne için yaratıldığını bilmek son derece önemlidir. Eğer yanlış bir şey yapılırsa o insan makinesi teklemeye, bazı parçalarının bozulmasına ve yerinde kalmasına sebep oluruz.           

Benzin deposuna mazot doldurulmadığı gibi insan midesine de her şey doldurulmaz. Çamaşır makinesi ile her işi yapamadığımız gibi insan makinesinin de her yerde kullanamayız. Yanlış işlerde çalıştıramayız. Olur olmaz her şeyle meşgul olamayız. Mide deposuna zararlı maddeleri dolduramayız. Ciğerlerimizi kirli ve pis şeylerle zehirleyemeyiz. Vücudumuzun bir parçasını kesip atamayız. Gözümüzü çıkarıp kör edemeyiz. Çünkü vücut makinesine hizmet etmezsek, vücut makinesi de bize hizmet etmez.           

Cenab-ı Hak, vücut binasının yapımında ve işleyişinde en ufak bir eksiklik bırakmadan en mükemmel bir şekilde kurmuştur. Yüce Allah’ın bize bahşettiği bu nimete en büyük ihanet madde bağımlısı olmaktır. İnsanın dimağını, düşüncelerini yok eden sağlıklı düşünmeyi ve hayatı sekteye uğratan kullanan kişiyi, kendini, ailesine çevresine, ülkesine ve insanlığa zararlı hale getiren, kişisel, bedensel, ruhsal ve sosyal hayatı yok eden, onu  tüm insani değerlerden uzaklaştıran uyuşturucu maddeleri kullanan insan bilmelidir ki; Allah’ın kendisine verdiği nimete karşı geliyor kendini bu dünyada ateşe atıyor ve acılar içinde kıvranıyor, ahretini de mahvediyordur. Kendi varlığının farkına varmak, kendini tanımak demektir. Bağımlı kendini tanımıyor, kendi varlığının farkında değildir. Hâlbuki kendini bilme Allah’ı bilmeyi gerektirdiği gibi Allah’ı bilmekte O’nun sevgisini çağırır ve O’na kavuşmayı sonuçlandırır. Bağımlı bundan mahrum kalır.           

İsterseniz meseleyi bir de başka bir yönden ele alalım. Evrendeki düzen ve yaratılış gerçeği bir programın var olduğunu gösterir. Bu ölçülü güzellik karşısında hayret etmemek mümkün değildir. Bizim vazifemiz; bizimle ilgili işlerle meşgul olmak boyumuzu aşan ve Allah’a ait işlere karışmamaktır. Evrenin ve insanın nasıl hareket edeceğini de en güzel şekilde bilen onları yaratandır. İnsan makinesinin çalışma şeklini en güzel bilen onu yapandır. Bu kadar güzelliklerle hayatımızı devam ettiren Allah’ın rahmet ve şefkatidir. Çünkü bu şefkat bütün evreni kuşatmıştır. Bütün yaratılanlar o rahmet ve merhametten istifade etmekteler.           

Bir arının sesini duyup hayatına lazım olan şeyleri verdiği gibi bütün canlıları da bilir, idare eder. Karıncanın yaşaması için bütün ihtiyaçları yerine getirir. Arıyı ve karıncayı bilen yıldızları da o idare ediyor. Öyle ise insanları da başıboş bırakmamıştır. Peygamberlerle Onları doğru yolu göstermiştir. Peygamberler de insanlığa huzur ve mutluluk dersini vermişlerdir. Peygamber dersinden uzakta kalanlar, mutluluktan da uzakta kalmışlardır. Asıl Gıdalarını bulamadıkları için bir şeylerle oyalanmaya çalışırlar. Küçük bir çocuğun yalancı emzikle oyalanmasına benzer. Belli bir Zaman geçtikten sonra midesinin doymadığını farkına varır, karın ağrısıyla feryat etmeye başlar. İşte bunu n gibi insan Peygamber dersi almazsa, yalancı şeylerle kafa ve ruh âlemini doldurmaya çalışsa, o insan belli bir süre sonra feryat etmeye başlar.           

Alla (c.c.) Peygamberimize hitaben buyuruyor ki ;  "-De ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin. 1 Allah’ı (c.c.) sevmenin en güzel şekli Peygamberimize uymakla olur. Bizim için en güzel örnek ve en güzel rehber Peygamberimizdir. Öyle ise O’ nun yaşadığı şekilde yaşamamız lazım ki mutlu olalım. Çünkü Peygamberimiz bizim için çok şefkatlidir. Bütün Peygamberler ümmetlerine şefkatlidir. Fakat bu şefkat hissi Peygamberimizde (A.s.m.) daha açık şekilde kendini göstermiştir. O’ na tabi olan insan, boğucu ve ezici dünya sıkıntısından kurtulur ve iki cihan mutluluğu kazanır. Arkadaşını, akrabasını düşündüğü gibi çevresine de sevgi ile yaklaşır. Mutluluğu paylaştıkça mutlu olur. Kötülüklerden uzaklaştıkça rahat edeceğini anlar.           

Allah (c.c.) Kur’an’ da O’ nun o yüksek şefkat ve merhametini şöyle ifade etmektedir. “Size kendi aranızdan öyle bir Peygamber geldi ki sıkıntıya düşmeniz O’ na çok ağır gelir.”2           

“Kalbi sizin için titrer, müminlere karşı pek şefkatli ve merhametlidir.” Bundan anlaşılıyor ki; Peygamberimiz bizleri çok düşünüyor ve çok seviyor. Kötülüğe düşmemize çok üzülüyor. Peygamber Efendimiz (A.s.m.) , ümmetine çok düşkündür. Onların üstüne öylesine titriyor ki; ümmetinin dünyada ve ahirette sıkıntıya düşmesi O’ nu çok mahzun eder. O’ nu en çok üzen ümmetinden ahrette cehennem azabına düşecek olanların durumudur. Öyle ise Peygamber Efendimizi(A.s.m.), üzmemek, O’ nun yüksek şefkatinden istifade etmek lazım. Mutluluğun ve huzurun yolu O’ na tabi olmaktır. O’nun getirdiği kurallara uymaktır. Hayırlı ve mutlu günler dilerim.                                 

Necmettin ÇEMBERLİTAŞ

Eğitim Uzmanı           

 

Son Güncelleme: Cumartesi, 29 Mayıs 2010 17:35
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

                  Web Tasarım 

      

Projelerimiz

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün565
mod_vvisit_counterDün1012
mod_vvisit_counterBu Hafta3847
mod_vvisit_counterGeçen Hafta9150
mod_vvisit_counterBu Ay9645
mod_vvisit_counterGeçen Ay35823
mod_vvisit_counterToplam557299

We have: 2 guests, 6 bots online
İp Adresiniz: 38.107.179.221
 , 
Bugün: 07. Şub. 2012
Visitors Counter

bottom

Destekleyen ismail.zorbaz(webmaster&mcse&fiber designer).