top
logo

Hava Durumu

ANKARA

“Aile içi eğitim önemlidir” PDF Yazdır e-Posta
Pazar, 18 Nisan 2010 09:56

“Aile içi eğitim önemlidir”
 (UMUD) Madde Bağımlılığı ile Mücadele Derneği, Ticaret Borsası İlköğretim Okulu’nda velilere “Aile İçi Eğitim” konulu seminer düzenledi.
(UMUD) Madde Bağımlılığı ile Mücadele Derneği seminer çalışmalarına aralıksız devam ediyor. Dernek İl Temsilcisi Kemal Baykara’nın sunumuyla Ticaret Borsası İlköğretim Okulu’nda düzenlenen seminerde velilere uyuşturucu madde kullanımını önlemek, anne ve babaların bilinçlenmesini sağlamak amaç olarak belirlendi. Aile içi eğitime dikkat çeken Baykara, çocuklara ve gençlere örnek olma, model oluşturma ve özgür, bağımsız, sınırlarını bilen çocuk yetiştirme konularına da değindi.

“ÇOCUKLAR TOPLUMDA ANNE VE BABALARINI YANSITIRLAR”
Çocukların her gün karşı karşıya kaldıkları anne baba tutum, davranış ve ilişki biçimlerinin, onların eğitiminde çok önemli bir rol oynadığını ifade eden Baykara, aile ilişkilerinin, çocuklar için, davranış biçimleri ve insan ilişkilerinin öğrenildiği bir sahne oluşturduğunu söyledi. Madde kullanım konusunda da, benzer mekanizma işlenmekte olduğunu sözlerine ekleyen Baykara; “Çocuklar, anne babanın maddeler konusundaki tutum ve davranışlarını gözlemlemekte ve benzer şeyleri uygulamaktadır. Toplumda, anne baba başta olmak üzere, öğretmenler ve diğer etkili yetişkinlerin madde kullanımı konusundaki tutum ve davranışları, çocuk ve gençler için çoğu kez kavram karmaşası yaratmaktadır. Çocuk ve gençler, zararlı etkisi kesin olarak ispatlanmış olan sigara ve alkol gibi maddelerin, neden erişkinler tarafından kullanıldıklarını tam olarak kavrayamamakta, kendilerinin de bu ve buna benzer maddeleri kullanabileceği düşüncesi oluşmaktadır. Anne babalar, her ne kadar, çocuk ve gençleri bağımlılık yapan maddeler konusunda uyarsa da, kendi sergiledikleri davranış modelleri, mantıklı uyarılarından çok daha etkin olmaktadır. Bu nedenle, anne babaların, kendilerinin kullanımı konusundaki tutum ve davranışlarının nasıl olduğunu irdelemeleri gerekir” dedi.

“TEMEL EĞİTİMDE AİLE İLETİŞİMİ BÜYÜK ÖNEM ARZ ETMEKTEDİR”
Eşler arasındaki ilişkilerin her zaman çok pürüzsüz olamayacağını ifade eden Baykara, zaman zaman sürtüşme, anlaşmazlık ve tartışmalar da olmasının doğal olduğunu söyledi. Önemli olanın, anlaşmazlıklar karşısında, eşlerin olaya yaklaşımları, birbirlerine karşı davranışları ve çözüme ulaşmada izlenen yöntemler olduğunu kaydeden Baykara; “Anlaşmazlıklarda eşlerin karşılıklı oturup konuşabilmesi, her iki tarafın da kabullenebileceği bir çözüm yolu bulabilme becerisi önem taşımaktadır. Hiç sorun yokmuşçasına olayları görmezden gelip sahte bir uyum içinde yaşıyor olmak, hep birinin boyun eğmek zorunda sağlıksız bir ilişki biçimini sürdürmek, sorunların çözümünde çocuklara sarılmak ya da çatışmayı onların üzerine yansıtmak sağlıksız iletişim modelleridir. Çocukların eğitiminde eşlerin beklentileri, istekleri, rolleri, sorumlulukları, eğitime yaklaşım biçimleri kuşkusuz birbiriyle tümüyle aynı paralelde olmayabilir. Ancak, temel konulardaki eğitim anlayışında, tutarlı ve uyumlu bir birlikteliğin sağlanması çocuklar adına önem taşımaktadır” şeklinde konuştu.

“SORUMLULUK DUYGUSU BAĞIMLILIĞIN EN ÖNEMLİ ENGELİDİR”
Madde bağımlılığı tehlikesi ile ilgili olarak anne babaların bilmesi gereken önemli özelliklere de değinen Baykara, çocukları ve gençleri bağımsız olarak yetiştirebilmenin, onları madde bağımlılığından uzak tutabilecek en önemli etkenlerden biri olduğuna dikkat çekti. Bağımlılıktan uzak kalmanın en önemli özelliğinin irade olduğuna dikkat çeken Baykara, sorumluluk duygusu olmayan kişilerin bağımlı olma ihtimalinin daha yüksek olduğunu söyledi. Baykara; “Maddeler, ancak kullanıldığında bağımlılık yaratırlar. Bağımlılık yapan maddelerin tümü ortadan kaldırılması mümkün olmayacağına göre; kişinin bu maddeleri kullanmama gücünün gelişmiş olması en temel özellik gibi görünmektedir. Kişinin madde kullanması için, maddeye hayır deme gücünün olmaması ve madde kullanımı konusunda önceden istekli olması gerekir. Bir başka deyişle, maddeye hayır diyemeyen ve kendisiyle ilgili sorumluluk duygusu yeterince gelişmemiş olan kişilerde maddeye alışma tehlikesi çok daha fazla olduğu söylenebilir. Çocuklara sorumluluk duygusunu verebilmek, onları madde bağımlılığından uzak tutabilecek en önemli unsurdur” dedi.

“ÖZGÜRLÜK SINIRLAR DÂHİLİNDE YAŞATILMALI”
Çocukları bağımsız olarak yetiştirmenin ne olduğu; onlara güven ve bağımsızlık duygusunu kazandıran bir eğitim yaklaşımının nasıl olacağı soruları hep akla gelmektedir” sözleri ile açıklamalarına devam eden Baykara bunu anlayabilmenin çocukların, kendilerine özgü bir özgürlük ve serbestlikleri olması ancak her şeyde olduğu gibi, bu özgürlüğünde sınırlarının iyi tanımlanması gerektiğini kaydetti. Çocukların kendilerine güvenebilmeleri, kişilik sahibi olabilmeleri için yalnız başlarına, anne-babasız hareket edebilecekleri alanlara gereksim bulunduğunu belirten Baykara; “Anne-babaya düşen görev, çocuklarına bu serbest alanda yol göstermek; ancak bu serbestliğin sınırlarını da açık olarak belirlemektir. Bu nedenle; çocukların belirli konularda; yaşlarına uygun olarak ve kendi başlarına serbest hareket edebilmeleri, onların kendi davranışlarını kontrol edebilmeleri için çok önemlidir.
Çocuk kendi başına bir karar verdiğinde; bu kararın kendi yaşamı üzerindeki etkileri konusunda bir sorumluluk alacak ve belli oranda bir riske girecektir. Bu risk ona ağır gelse bile, sonuçta kendisine bazı deneyimler kazandıracaktır. Kendi verdiği kararlar sonucu çocuğun olumlu şeyler elde etmesi, ona verdiği kararın doğru olduğunu öğrenecek; olumsuz şeyler yaşaması ise, bu deneyimin ona daha sonraki denemeler için katkıda bulunmasına sağlayacaktır. Bu deneyimler sonuçta, çocukta güven ve sorumluluk duygusunun gelişmesinde önemli adımlar olarak düşünülmektedir” dedi.

“ÇOCUKLARIN SINIRLARI AİLE, ÇEVRE VE TOPLUM TARAFINDAN VERİLİR”
Bağımsızlık ve kişisel sorumluluğun ancak uzun zaman süreci içinde, yavaş yavaş ve alıştırmalarla verilebileceğini belirten Baykara, hangi yaşta olursa olsun, herkesin belirli sınırlara gereksinimi olduğunu vurguladı. Hem toplumsal yaşantıda uyumlu olabilmek, hem kişisel iç huzuru ve dengeyi sağlayabilmek için; kişinin belirli sınırlarının olmasına gerek duyulduğunu belirten Baykara, bu sınırların, kişisel bütünlüğü koruyabilmek ve başkalarıyla iletişimde açık ve net olabilmek için de gerekli olduğunu dile getirdi. Baykara; “Bu sınırlar aynı zamanda, kişinin kendini hangi alanlarda ve nereye kadar geliştirebileceğinin da bir ölçüsü gibi düşünülebilir. Çocukların sınırları, önce anne ve baba başta olmak üzere çevre ve toplum tarafından belirlenmektedir. Aile, okul, meslek eğitimi, maddi durum, ev durumu gibi aileye değişen etkenler yanı sıra; ailenin çocuk yetiştirme biçimleri, tüm alanlarıyla eğitim ve öğretim, toplumdaki sosyal ve kültürel değer yargıları da bu sınırların belirlenmesinde çok önem taşıyan değişkenlerdir” dedi.

Son Güncelleme: Cumartesi, 08 Ocak 2011 07:54
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

                  Web Tasarım 

      

Projelerimiz

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün1986
mod_vvisit_counterDün1165
mod_vvisit_counterBu Hafta1986
mod_vvisit_counterGeçen Hafta9150
mod_vvisit_counterBu Ay7784
mod_vvisit_counterGeçen Ay35823
mod_vvisit_counterToplam555438

We have: 7 guests, 1 bots online
İp Adresiniz: 38.107.179.224
 , 
Bugün: 05. Şub. 2012
Visitors Counter

bottom

Destekleyen ismail.zorbaz(webmaster&mcse&fiber designer).